"Arkadaşlık"
Kötü karakterli bir genç varmış.Bir gü babası ona çivilerle dolu bir torba vermiş ve "Arkadaşlarınla tartışıp kavga aettiğin zaman ,her seferinde bu tahta perdeye bir çivi çak. "demiş.
Genç, birinci gün tahta perdeye 37 adet çivi çakmış.Sonraki haftalarda kendini kontrol etmeye çalışmış ve geçen hergün daha az çivi çakmış.Nihayet bir gün gelmiş ki hiç çivi çakmamış.Babasına gidip söylemiş.Babası onu yeniden tahta perdenin önüne götürmüş.Gence "Bugünden başlayarak tartışmayıp kavga etmediğin her gün için tahta perdeden bir çivi sök çıkar."demiş.
Günler geçmiş...Bir gün gelmiş ki her çivi çıkarılmış.Babası ona "Aferin iyi davrandın ;ama bu tahta perdeye dikkatli bak !Gördüğün gibi çok delik var.Artık geçmişteki gibi güzel olmayacak ."demiş.
Arkadaşlarla tartışıp kavga edildiği zaman kötü kelimeler söylenir.Her kötü kelime kalplerde bir delik(yara)açar.Arkadaşınız sizi affettiğini söyleyebilir;ancak açılan delik kalacaktır.
"Denizyıldızı"
Yazı yazmak için okyanus sahillerine giden bir yazar,sabaha karşı kumsalda dans eder gibi hareketler yapan birini görür.Biraz yaklaşınca,bu kişinin sahile vuran denizyıldızlarını ,okyanusa atan bir genç olduğunu fark eder.Genç adama yaklaşır ve:
"Neden denizyıldızlarını okyanusa atıyorsun?" diye sorar.
Genç adam yanıtlar:
"Birazdan güneş yükselip ,sular çekilecek.Onları suya atmazsam ölecekler."
Yazar bu genç adamın yaptığı işe bir anlam veremez ve derki "Kilometrelerce sahil ,binlerce denizyıldızı var .Ne fark eder ki?..."
Genç adam eğilir ve yerden bir denizyıldızı daha alıp okyanusa fırlatırken yazara:
"Onun için fark etti ama..."der.
"Eflatun"
Eflatun'a iki soru sormuşlar.Birincisi; "İnsanoğlunun sizi en çok şaşırtan davranışı nedir?" imiş.
Eflatun tek tek sıralamış:
-Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler.Ne var ki çocukluklarını özlerler...
-Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler.Ama sağlklarını geri almak için apra öderler...
-Yarından endişe ederken,bu günü unuturlar.Dolayısıyla ne bu günü ne de yarını yaşarlar.
-Hiç ölmeyecek gibi yaşarlar.Ancak hiç yaşamamış gibi ölürler.
Sıra ikinci soruya gelmiş;"Peki sen ne öneriyorsun?".
-Kimseye kenidinizi "sevdirmeye "kalkmayın.!Yapılması gereken tek şey ,sadece kendinizi "sevilmeye" bırakmaktır...
-Önemli olan ;hayatta "en çok şeye sahip olmak "değil;"en az şeye ihtiyaç duymaktır..."
"Fakirlik"
Bir gün çok zengin bir adam oğlunu yanına alarak ,insanların ne kadar fakir olabileceğini göstermek için bir köye götürdü.Çok fakir bir ailenin evinde bir gece geçirdiler.Şehre dönerken baba oğluna sordu:
"Yolculuğumuzu nasıl buldun?"
"Çok güzeldi babacığım"diye cevap verdi oğul.
"Peki ne öğrendim?"
"Şunu gördüm"dedi oğul."Bizim evde bir köpeğimiz var,onların dört köpeği var.Bizim evde bahçenin yarısına gelen bir havuzumuz var,onların kilometrelerce uzunluğunda dereleri...Bizim bahçede ithal lambalarımız,onların yıldızları var.Bizim terasımız ön bahçeye kadar,onlarınki ufka kadar uzanıyor."
Ufaklık konuşurken,babası şaşkınlıktan tek kelime bile edemedi.Ve çocuk ekledi.:
"Ne kadar fakir olduğumuzu gösterdiğin için ,teşekkür ederim babacığım!"
|